|
+
KUTLU DOĞUM HAFTASI
AÇILIŞ KONUŞMALARI
Kutlu Doğum
Haftası münasebetiyle, konferans ve
panel düzenleyen ilçe müftülüklerimiz,
konferans veya panelin başlangıcında, il
veya ilçe müftüsü tarafından bir açılış
konuşması yapılması gerekmektedir.
İşte bu açılış
konuşmalarından örnekleri aşağıda
göreceksiniz.
Sayın Kaymakamım, Garnizon Komutanım,
Belediye Başkanım
Değerli Daire Amirlerim, Kıymetli
.........ve Hanım kardeşlerim
İlçe Müftülüğümüzce düzenlenen “Çağımız
ve Hz. Muhammed SAV” konulu konferansa
hoş geldiniz der, saygılar sunarım.
Başkanlığımız 1989 yılından beri 20-26
Nisan tarihlerini Türkiye Diyanet Vakfı
ile işbirliği içerisinde “Kutlu Doğum
Haftası” olarak hem ülke içinde hem de
yurt dışında bir çok etkinliklerle
kutlamaktadır.
Şöyle ki: Yüce milletimiz tarihi
geçmişinde uzun yıllardan bu yana
Peygamberimizin doğumunu büyük bir coşku
ile kutlamıştır. Bütün bu merasimlerde
peygamberimiz anılmış ve onun her
yönüyle anlatılmasına gayret
gösterilmiştir.
Bizler; iyiyi kötüden ayırt etmeyi,
birbirimizi sevmeyi, paylaşmayı,
yardımlaşmayı, ahlakın güzelliklerini,
dürüstlüğü, doğruluğu, erdemli bir
davranışı, hoşgörünün en mükemmelini,
insana saygının en yücesini, şefkat ve
merhametin sınır tanımayan boyutunu,
adaletin en güzel tatbikatını, kısaca
her şeyin en iyisini ve en güzelini, o
Rahmet Peygamberinin tebliğ, tavsiye ve
uygulamalarından öğrendik. Hayatımızı
anlamlı kılan değerlerimizi, dünya ve
ahiret dengesini, insan onuruna uyan
yaşama sanatını bizlere hep o gösterdi.
Doğan oğlumuza Ahmet, Mehmet, Mustafa;
kızımıza gül ismini, ona sevgimizin bir
nişanesi olarak biz verdik. Bahçemize,
evimizdeki saksımıza rengârenk gülleri
ona olan muhabbetimizden diktik.
Yüreğimizin sesini göz yaşı ile
ıslattığımız sayfalara mısra mısra
“Na’t” olarak döktük. Onu anlatıyor diye
sevincimizde ve hüznümüzde mevlid
merasimleri tertipleyip, şefaatini
umarak bu duygularımızı paylaştık.
Sınırda nöbet tutan askerimize, vatan
için şehâdet şerbetini içmeye hazır
erimize Mehmetçik adını biz verdik. Evet
bütün bunları biz yaptık. Bu
hasletimizle Millet olarak birlikte
sevindik, birlikte ağladık.
O bizi hayat verecek şeylere çağırmıştı.
O bize sevgi ve barış dini olan İslam’ı
tebliğ etmişti. Bir cahiliyye
toplumundan medeni bir millet
oluşturmanın sırlarını öğretmişti.
İnsanların birbirini göz kırpmadan
boğazladığı bir dönemde barış içerisinde
yaşamanın yollarını insanlığa sunmuştu.
Birbirine düşman olan kabileleri kardeş
yapmış, yüreklere çöreklenmiş kin ve
nefret tohumlarının yerine sevgi ve
hoşgörü duygularını ekmişti.
İşte bu yıl da, Sevgili Peygamberimiz
Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)’in kutlu
doğumunun 1429. yıldönümünün, cennet
vatanımızın huzur ve mutluluğuna, necip
milletimizin birlik ve beraberliğine,
bütün insanlığın hidayetine,
Müslümanların da peygamber ahlâkına ve
yaşantısına yönelmesine vesile olmasını
Cenab-ı Hak’tan diliyor, hepinize
gecemize şeref verdiğiniz için teşekkür
ediyor, saygılar sunarım.
AÇILIŞ KONUŞMALARI -2
Sayın Kaymakamım, Garnizon Komutanım,
Belediye Başkan Vekilim,
Değerli Daire Amirlerim, Değerli İlçe
Müftülerim, Kıymetli Başmakçılılar ve
Hanım kardeşlerim
İlçe Müftülüğümüzce “Toplumda
Güven Duygusunun Önemi ve Hz. Muhammed
SAV” konulu konferansa hoş geldiniz
der, hepinize saygılarımı sunarım.
Başkanlığımız 1989 yılından beri 20-26
Nisan tarihlerini Türkiye Diyanet Vakfı
ile işbirliği içerisinde “Kutlu Doğum
Haftası” olarak hem ülke içinde hem
de yurt dışında bir çok etkinliklerle
kutlamaktadır. Ancak 2001 yılından
itibaren, Peygamber Efendimizin hicri
doğumu esas alınarak, Mevlid Kandilinin
olduğu hafta “Kutlu Doğum Haftası”
olarak kutlanacaktır. Bu yıl 1-7 Haziran
2001 tarihleri arasında yurdumuzun her
yerinde bu etkinlikler devam etmektedir.
İşte bu yıl Peygamber Efendimizin toplum
içinde sağladığı güven duygusunu ve
dünyada sadece bir kişiye nasip olan
“Muhammedül-Emin” sıfatını incelemeye
çalışacağız. Biraz sonra, İlçe
Müftümüz Sayın ................. Bey,
Peygamberimizin bu yönünü anlatmaya
çalışacaktır. Peki;
O’NU ANLATMAYA GÜÇ YETER Mİ?..
O, iki cihanın Güneşi, insanlığa rahmet
olarak gönderilen, Nebiler Nebisi...
Örnek insan, ahlâk ve fazilet timsali,
ÇÖLE inen NURU bütün cihana yayarak,
gerçek inkılabı meydana getiren,
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed
Sallallahu Aleyhi Vesellemi anlatmaya
güç yeter mi?..
Kalemler O’nu yazabilir mi?..
Denizler mürekkep olsa, O’nu anlatmaya
kifayet eder mi?..
“Âlemlere Rahmet diye geldi O,
Aşkı ile gönülleri deldi O,
Cennet bile cemaline âşıktı,
Allah’ın sevdiği bir güzeldi O..”
diyen Şâiri’in de gücü yetmez..
Gönlündeki iman balını, aşk peteğine
damla damla akıtarak, gözyaşlarını O’nun
için sel haline getiren gönül sultanları
ile, bütün âşıkların da gücü yetmez..
Gönüller Sultanı Hz. Mevlânâ’nın:
“O’nun vasıflarının şerhini, eğer ben
devamlı, durmadan söylesem yüzlerce
kıyamet geçer de O yine bitmez..”
dediği gibi;
“Ben lûtuf kevserinden su bekleyen
kuzuyum
Hz. Muhammed’in ayağının tozuyum..”
diyebilenlerin de gücü yetmez..
O’nu, O Varlık güzelliğini, Allah
sevgilisini hakkıyla anlatmak; insan
diline nasip olmamıştır..
Bugünün şaşkın insanı; O’nu bilememenin,
sünnetine sarılamamanın ve layıkınca
sevememenin ızdırabı içinde kıvranıyor..
İnsanlık âlemi ve dünya;
O’nu tanımadıkça,
O’nun izinden gitmedikçe,
O’nun hadis ve sünnetlerine sarılmadıkça
selâmete eremez, kurtulamaz..
O’nun lütufla baktığı gönüllerde açan
irfan çiçekleri, nuruna pervane olanlar,
ruhuyla arşa uçanlar, Risaleti ile
gönülleri aydınlananlar müstesna..
İşte bu yıl da, Sevgili Peygamberimiz
Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)’in kutlu
doğumunun 1430. yıldönümünün, cennet
vatanımızın huzur ve mutluluğuna, necip
milletimizin birlik ve beraberliğine,
bütün insanlığın hidayetine,
Müslümanların da peygamber ahlâkına ve
yaşantısına yönelmesine vesile olmasını
Cenab-ı Hak’tan diler, hepinize gecemize
şeref verdiğiniz için teşekkür eder,
saygılar sunarım.
|