|

KUTSAL EMANETLER
O yüce insan çok
yokluklar, işkenceler gördü. Ümmeti için
çalıştı. Geride okunacak iki şey
bıraktı:
Biri Allah'ın
Kitabı, diğeri O'nun sünneti...
Maddi olarak geride
bıraktıkları şimdi İstanbul'da Topkapı
Sarayında sergileniyor.

Ahir zaman Peygamberi Hazret-i
Muhammed'in etrafında bulunan ve onu
canlarından çok seven sahabeleri, tebliğ
ettiği dinin esaslarını zaptedip
hayatlarında tatbik ettikleri gibi bu
sevgililerin tezahürü olarak Kendisiyle
alakalı olan maddi unsurları da aziz
birer hatıra olarak saklamışlardı.
Giydiği ayakkabılardan, kıyafetlerden su
içtiği kaplara, kullandığı silahlara,
dayandığı asalarına, sancağına, Uhud'da
kırılan dişine, tıraş sırasında kesilen
saç tellerine kadar birçok hatıra bu
sevgi ile gelecek nesillere ulaştırıldı.
O mübarek simalar, bu hatıralarla aynı
zamanda teberrük ediyorlar, büyüklüğüne
dünya gözüyle şahit oldukları Resulullah
hürmetine, Allah'tan bereket
diliyorlardı. Hadis kitapları
incelendiği zaman, Allah Rasülü'nün,
Ashabının Allah ve Peygamber aşkından
neş'et eden bu hareketlerine hoşgörü ile
yaklaştığı, abdest aldığı suları
kapışanlara, uyurken mis kokulu terini
koku şişelerine dolduranlara ses
çıkarmadığı görülmektedir.
Hatta Topkapı Sarayı'nda muhafaza edilen
bir hırkasını Ka'b bin Züheyr'e kendi
eliyle hediye etmiş. Hırka-ı Şerif
Camii'ndeki hırkasını Veysel Karani'ye (Uveys
el-Karni) Ashabı vasıtasıyla kendisi
göndermişti. Ayrıca Veda Haccı'nda
kesilen saçları sahabeler tarafından
muhafaza edilmişti.
|