Kutlu Doğum Ana Sayfa
Kutlu Doğum Tanıtım
Güzel Ahlakı
Beşeri Tavırları
Mübarek İsimleri
Hicreti
Peygamberimizin Şemaili
Power Point Sunular
Hz. Muhammed Kimdir?
O'nunla İlgili Siteler
O'nu Anlatan Şiirler-Natlar
Konferanslar
Gül Üzerine
Animasyonlar
Kutsal Emanetler
O'nu Anlatan Makaleler
O'nu Anlatan Kitaplar
Davetiye Örnekleri
Açılış Konuşmaları
Veda Hutbesi

+

O'NUN HAKKINDA YAZILAN MAKALELER

 

O'NU HER VARLIK SEVDİ - Mehmet PAKSU

Onu neler sevmedi, kimler sevmedi ki...

Onu her şey sevdi, her varlık sevdi.

İşte onu sevenlerin bazıları:

Bulutlar sevdi onu, güneşten koruyarak...

Ağaçlar sevdi onu, toprağı yarıp yerinden çıkarak...

Kurtlar sevdi onu, çobanlara rehber olarak...

Güvercinler sevdi onu, önünde yuva yaparak

Örümcekler sevdi onu, huzurunda ağ örerek...

Keçiler sevdi onu, sütsüz halde iken süt vererek...

Develer sevdi onu, görünce önünde çökerek...

Azgın boğalar sevdi onu, karşısında boyun bükerek...

Geyikler sevdi onu, verdiği sözde durarak...

Dağlar sevdi onu, heyecanından titreyip sallanarak...

Taşlar sevdi onu, avucuna girince “Allah Allah!” diyerek.

Toprak sevdi onu, ayağını vurunca bağrından su fışkırtarak...

Kuyular sevdi onu, kupkuru iken sularla çağlayarak...

Aylar sevdi onu, bir işareti ile iki parçaya ayrılarak...

Güneşler sevdi onu, batmasını geciktirerek...

Melekler de sevdi onu, savaşlarda yardım ederek...

Cinler sevdi onu, sesini duyunca hayran kalarak...

İnsanlar sevdi onu, sesini duyunca hayran kalarak...

Bebekler sevdi onu, can atarak, canlar vererek...

Ama asıl onu Rabbi seviyordu, ona “Habibim” dedi en çok sevdiğini ifade ederek...

Peygamberimizi sevmek, imandır, ibadettir, Cennettir, huzurdur, mutluluktur.

Peygamberimizi sevmek hepimiz için en üstün sevinç ve neşedir, heyecandır ve güzelliktir.

O olmasaydı, ne biz olurduk, ne dünya ve de evren.

Gerçek mü’min olmak onu sevmekten geçiyor. Allah’ı sevmenin ölçüsü de onun izinden yürümekten geçiyor.

Ne mutlu size, ne mutlu bize ki, o bize sevgiyi, sevmeyi ve sevilmeyi öğretti.

Ve onu, canımızdan çok seviyoruz, sevmeliyiz.

 

YOLUNU HEDEFLEDİK YA RASÜLALLAH

Coğrafya Öğretmeni Gülşen Töngemen'in kaleminden Peygamberimize hitaben kaleme

 alınan ve katıldığı yarışmada birinci gelen mektup şu dizelerle ifade edilmiş:

 

Sınırsız Hamd ve şükürler... Tüm zerreleriyle kâinatın, Sonsuzluğun, alemlerin, Çağların ve zamanın sahibi olan

Allah Azze ve Celle'ye...

Yaratılmışların ve sonsuzluğun

Zerreleri adedince selâm.

 

Selam

alemler Nurundan Yaratılan

Selâm

Hatemu'l-Enbiya olan

 

Selâm

Gönüller Sultanı Peygamberim

 

Selam

Ahmed-i Mahmûd-Muhammed Mustafa Üzerine olsun...

Yanında olmak, devrinde yaşamak,

Gül devrinde, yanında olmak isterdim.

Ne çölde bir kum tanesi, ne kabzada gümüş,

Ne devrinde bir taş,

Ne baktığı hâlde seni göremeyen bir baş.

Hayır... Hayır Ya Resûlallah,

Ayağında toz değil,

Yanında davanda olmak isterdim.

Miraçtan döndüğünde sana inanan

Sıddık.

Heybetiyle Şehadete gelen, Ömer,

Uhut'ta Hamza olmak isterdim.

Ali olmak isterdim Hicret'te.

Ölümü göze alıp yerine uzanan

Göz yaşlarını sildiğin Fâtıma,

Açlıktan taş bağladığında vücuduna,

Sana sofra açan kardeş olmak isterdim.

Muaz olmak...

"Sana inanıyor seni seviyoruz,

Allah'ın izniyle emret bize,

Emret'te bizler, denizlere yürüyelim."

Diyen, Saad b. Muaz olmak isterdim.

Seni gören bir kul değil,

Yüreğinde coşkusuyla imanın,

Davanda ben de varım diyen,

Akabe'ye ilk gelen Ashab olmak isterdim.

Hayır... Hayır, toz değil Ey Nebi

Taif'te bir dev olmak isterdim.

Değmesin diye sana taşlar.

Dağlar devrilmeyi beklediğinde

"Affeyle Allah'ım" diyen duanı duymak

isterdim.

Hoş görebilmeyi,

Tebessümü senden öğrenmeyi,

Mescitte seni özlemeyi,

 

"Anam-Babam Sana Feda olsun"

Vazgeçeriz senin için her şeyden

Diyenler gibi, huzurunda öğrenci olmayı,

Dinlemeyi, eğitmeyi, öğretebilmeyi,

Öğretmeliği senden öğrenmek isterdim.

Hamd olsun, çağların ve zamanın sahibine

Yine; Uhut'ta, Hendek'te, yine Bedirlerdeyiz.

Evlerimize girdi Müşrikler;

Kara kutulardan vuruyor sinsice

Muhammed'ül-Emin diyorlardı,

Müşrikler de biliyorlardı, görmüşlerdi seni.

Gururları, şirk girdabına düşürmüştü bir kere

Tutamadılar ellerinden, ey sevgili.

Seni bilmek değil sadece, yolunda yürüyen olmak isterdim.

Güllere dokunan değil sadece, kokusuyla yanmak isterdim.

Yine aynı gurura yenik düşüyor nefisler

Güllerin dikenlerine bakıyor,

Hayatın hep dikenlerine takılıyoruz.

Putlarımız öylesine çoğaldı ki şimdi

Çağdaşlık gururuyla yaşıyoruz sanki cehalet devri.

Hırs- Öfke- Nefret ve Zulüm

Bir mirasyedi gibi tüketti insanlığı ve dünyayı.

Hep söylemlerde insan hakları, hoşgörü ve anlayış

Çözemedi çağdaşlık, hiçbir problemi sensiz.

Güldeki koku, Lütuf, Rahmet,Rahman ve Rahim ne demek

İman ne demek.

İnsanlık; Erdemi, Sevgiyi, Sevginin Kaynağını arıyor.

Fikirler arayış içinde, akıllar şaşkın.

Ey alemlere rahmet gelen sevgili,

Sana muhtaç insanlık.

Ruhlarımız seni arıyor, özlerken seni derinden.

Nefislerimiz girdaba döndü, ateşler çekiyor.

Dağlar utanıyor yaptıklarımızdan

Devriliverecek üzerlerimize.

Ya Resûlallah...

Taif'teki duanı bir daha, bir daha söyle

Hürmetine yağsın, hidayet nurları gönüllerimize

Öğrenecek bir gün, öğrenmeye muhtaç cihan.

Erdemine muhtaç Ey Nebî...

Rabbim'in ikramıyla

Gönüllere gülleri, Muhammed'ül-Emin dikermiş.

İnsan kendin, kendini bildin mi bir kere,

Kuldan Mevlasına yol var gidene

O yollarda gerek yolcuya ışık

Hakikat deryasında

Hakka yakîn olmak isteyen aşık,

Mürşid-i Kamil olan Peygamberi bulmalı derim.

Biliriz ırmağa katılmadan deryaya ulaşılmaz.

Düşmeden enâniyete, "damlayım ben de" diye,

Vadilerde kuruyan dereler gibi değil,

Sevgi ırmağına katılıp, deryaya erişmek.

Görünen her karanlığa, seninle ışık olmak isterdim.

Şimdi Akabelere hazır gençlerimiz var

Değil artık öyle. Gel Ey Nebi demek nafile

Yöneldik hakkın yoluna, yolundur hedefimiz.

Kayboluruz sensizlikte

Nazar eyle, Nur ol gönüllerimize

Bir haber gönder nesebin seyyidlerle,

Akabelerde buluşmak isteriz.

Ey Alemlere Rahmet olan Sevgili

Al yine ellerimiz ellerine,

Bedir'de eylediğin duayı, bir de bizim için söyle...

Seni model olmayı, sünnetine sarılmayı, imanı yaşamayı

Allah'a kul olmayı...

Ya Rab nasib eyle, secdelerde gör bizi, gençlerimizle

Ashab olamayız, zaman geri dönmez ki,

Misafiriz burada, rüyalarda görüşmek,

Asıl vatan ora, orada buluşmak

Ölüm dedikleri, dosta kavuşmak

Korkmadan severek ölebilmek derim.

Buyurmuşsun,

"Yıllar sonra beni görmediği halde

Beni çok seven gençler olacak,

Onları görmeyi ne çok isterdim."

Keşkeşan'da bir yıldız da ben

O gençlerden biri de ben olmak isterdim.