ES-SEB’U’L-ESRAR FÎ-MEDARİCİ’L-AHYAR
     Burhan İŞLİYEN
 
     
 

 

ZİKİRDE ONBİR USÛL

 

Müceddidiye tarikatı, Nakşibendiye tarikatının esasları üzerine kurulmuştur. Bu esaslar da vukuf-u kalbî, feyiz kaynağına daimî teveccüh, kalbi havatırdan korumak, iktida edilen şeyhin sohbetine iltizam ve devamlı zikirdir.

Eserin birinci bölümünde (birinci sırda) zikrin kısımları anlatılmıştı. Altıncı sırda ise Nakşibendiye tarikatının temelini oluşturan ve müntesiplerinin amel etmesi gereken bazı terimler açıklanmıştır. Bu terimler Abdulhalik Gucduvani tarafından tesbit edilen sekiz ve Bahauddin Nakşibend hazretlerinden nakledilen üç esastır. Bunlar aynı zamanda Nakşibendiye tarikatında zikir esnasında riayet edilmesi gereken 11 usuldür.

Denebilir ki zikr-i daime ulaşmak için en kestirme yolu Nakşiler bulmuştur. Bu yolun büyüklerinden biri olan ve seferder, serhalka ünvanlarını almış bulunan Abdulhalik Gucduvani (Takribi 600/1203) tarafından sekiz esas halinde tesbit edilip daha sonra üç esas daha ilave edilerek onbire yükseltilen ve usul-i aşere adını alan bu ana prensipler sadece Nakşilikte değil, bizce bütün tarikatlerde zikr-i daimi elde etmek için öngörülen incelikleri toplamış bulunmaktadır.[1]

Bu onbir esas şunlardır: Hüş Der Dem, Nazar Ber Kadem, Sefer der Vatan, Halvet Der Encümen, Yâd-kerd, Bâzgeşt, Nigah-dâşt, Vukuf-i zamani, Vukuf-i Adedî, Vukuf-u Kalbî.

Bu esaslar eserin altıncı bölümünde (altıncı sırda) geniş olarak açıklanmıştır. Nakşibendiye tarikatının temelini oluşturan bu esaslar Müceddidiye tarikatında da aynı önemi haizdir. Çünkü Müceddiye tarikatı Nakşibendiye’nin önemli kollarından biridir. Şimdi kısaca Nakşibendiye ve Müceddidiye tarikatleri hakkında bilgi verelim.


 

[1]Öztürk, Yaşar Nuri, Kur’an-ı Kerim ve Sünnete Göre Tasavvuf, sh. 365, İstanbul 1989 (3. Baskı)